
Ayrıntı'dan çıkan kitapta borsa dalgalanması,borsa simsarları falan kitabın tamamını kaplamış gibi gözükse de içine girince dipnot gibi gelemey başlıyor.Normal bir günlük anlatıda dalga mı geçiyon oğlum sen ya da kızım sen denilecek şeyleri Tom söyleyince illa bir kurgunun parçası olmak durumunda kaldığından böyle bir yorumu ağzınıza tıkıyor.Para heveslisi bir borsacı kızcağız ile Timbuktu denilen abuksubuktu yerden gelen bir herif arasındaki gerilim,adrenalin ve başka salgılar akıcı bir şekilde devam ederken,piyasa şartlarını etkileyen lağman ucu keşfedicisi bir doktorun,obezite medyumun ,bizim kızın dindar sevgilisinin ya da hırsız andre'nin ne yaptığı hiç de umrunuzda olmuyor.
Robbins Ağaçkakan 'da yaptığını gene yapmış gibi geldi...Sevgili başrol kızımız gene toplumca pek iyi etiketlenmemiş bir herife takıldı ve her nasılsa gene doğru yolu seçti...Acaba diyorum o etiketlenmiş insanları kendinden yola çıkarak mı yazıyor?Ayrıca hiç bir şey bu herifin umrunda değilmiş gibi yazıyor da yazıyor...Hikaye içindeki hikayelerini nası bulduğunu bilmiyorum,ondan her şeyi beklerim.Neyse adamın uslübunu beğenmezseniz o güzelim parmaçıklarınızı kitaptan hemen sıyırın ve bir daha dokunmayın ama onun dışında kalanlara önerim devam,devam...
ayrıntı kitapları da ayrı bi güzel oluyor canımmm. ;)
YanıtlaSilkesinlikle!
YanıtlaSil